Dr. Mehmet Teber'den KAFUM'da Çocuk Psikolojisi Uyarıları
Kahramanmaraş Kitap Fuarı'nda konuşan Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber, çocukların davranışlarının arkasındaki duygusal ihtiyaçlara odaklanılması ve ebeveynlerin kusursuzluk baskısından uzaklaşması gerektiğini vurguladı.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 'Gel ve Fark Et' sloganıyla gerçekleştirilen 11. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı, pedagoji ve kişisel gelişim konularında da önemli isimleri ağırlıyor. KAFUM Fuar Alanı'nda düzenlenen söyleşide, çocuk psikolojisi ve oyun terapisi uzmanı Klinik Psikolog Dr. Mehmet Teber, veliler ve eğitimcilerle bir araya geldi. Etkinlikte çocukların öfke ve içe kapanma gibi davranışlarının altında yatan nedenler ile sağlıklı iletişim yöntemleri ele alındı.
Haber46'da yayınlanan habere göre Dr. Teber, çocuk yetiştirmenin yalnızca fiziksel ihtiyaçların karşılanması olmadığını, davranışların doğru okunması gerektiğini belirtti. Teber, "Çocuk bazen öfkelenir, ağlar ya da içine kapanır. Çoğu zaman yetişkin olarak ilk yaptığımız şey hemen o davranışı durdurmaya çalışmaktır. Oysa sormamız gereken asıl soru şudur: 'Çocuğum bu davranışıyla bana ne anlatmak istiyor?' Çünkü özellikle küçük yaştaki çocuklar hissettiklerini kelimelerle ifade edemez, davranışlarıyla dışa vururlar. Davranışın ardında bir anlaşılma arzusu, korku, kaygı ya da ilgi beklentisi olabilir. Çocuğumuzu yargılamadan dinlemeliyiz. Bu sınırsızlık demek değildir; sınır koyarken çocuğun şahsiyetini zedelemeden, davranış ile çocuğun özünü birbirinden ayırmalıyız" ifadelerini kullandı.
Mükemmeliyetçi ebeveynlik anlayışının terk edilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Teber, ilişki onarımının önemine işaret etti. Teber, "Hiçbir anne baba kusursuz değildir. Yorulabiliriz, sabrımız tükenebilir ya da hatalı tepkiler verebiliriz. Önemli olan hatayı fark edip ilişkiyi onarabilmektir. Bir yetişkinin çocuğundan özür dilemesi otoriteyi sarsmaz; aksine çocuğa sorumluluk almayı ve bağları tamir etmeyi öğretir. Çocuklarımızın sadece ders başarısını değil, gününün nasıl geçtiğini de sormalıyız. Onlara bırakacağımız en kıymetli sermaye; saygı, sevgi ve koşulsuz güvenin hissedildiği bir aile ortamıdır" dedi.
TürkAta Haber Ajansı
Akdeniz Gündemi