İçeriğe geç

Kategoriler

Akdeniz HaberleriAntalyaAdanaMersinHatayKahramanmaraşOsmaniyeIspartaBurdur
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz Haberleri
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Özel HaberAdanaMersinHatayAkdeniz Rehber
  • Dolar 49,3465 ▲ %0,18
  • Euro 55,4076 • %0,00
  • Sterlin 65,3352 ▼ %0,07
  • Gram Altın 6.629,30 ▲ %1,27
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,50 ▲ %1,85
  • Bitcoin 4.059.444 ▲ %0,05
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Akdeniz Rehber

Akdeniz'in Tektonik Kuş Cenneti: Burdur Gölü

Görsel: Bilinmeyen yazar / Wikimedia Commons, Public domain

Burdur ve Isparta arasında uzanan tektonik Burdur Gölü, tuzlu suları ve nesli tehlike altındaki dikkuyruk ördeğine ev sahipliğiyle Akdeniz'in doğa harikalarından.

Akdeniz Bölgesi'nin Göller Yöresi'nde, Burdur ve Isparta illeri arasında uzanan Burdur Gölü, Türkiye'nin yedinci büyük gölü olarak dikkat çeker. Şehir merkezine çok yakın konumda, Söğüt Dağı ile Suludere Yayla dağ kütleleri arasında yer alır. Ortalama 153 km²'lik bir alanı kaplayan göl, 842,87 metre rakımıyla bölgenin yüksek kesimlerinde bir doğa harikasıdır. Oluk biçimindeki tektonik bir çöküntünün suyla dolmasıyla oluşan göl, batı kısmındaki fay hattı nedeniyle burada birden derinleşir ve daralır; ortalama derinliği 44 metre, en derin noktası ise 80 metre civarındadır.

Tuzlu Suları ve Eşsiz Canlıları

Burdur Gölü'nün suyu, denizden yaklaşık iki kat daha tuzludur; binde 24 oranındaki bu tuzluluk, göle özgü bir yaşam alanı yaratmıştır. Bu tuzlu ortama adapte olan Burdur dişli sazancığı (Aphanius sureyanus) dünyada yalnızca burada yaşar ve gölün yok olma tehlikesiyle birlikte nesli de tehlike altına girmiştir. Tuzluluk nedeniyle balık türleri barınamasa da göl, kuşlar için vazgeçilmez bir duraktır. Küresel ölçekte nesli tehlike altında olan dikkuyruk ördeğinin (Oxyura leucocephala) dünya popülasyonunun büyük bir bölümü, kışlamak için bu göle akın eder. 100'e yakın kuş türü ve 300.000'e yakın su kuşuna ev sahipliği yapan gölde, dikkuyruk ördeklerinin dünyadaki bireylerinin yaklaşık %70'i kış aylarında burada konaklar. Ancak bu zenginlik tehdit altındadır; eskiden 144 farklı kuş türü barındıran gölde bugün yalnızca 25 tür kalmıştır.

Su Seviyesindeki Dramatik Düşüş

Burdur Gölü'nün en büyük sorunu, son yıllarda hızla azalan su seviyesidir. 1970 yılında 857,62 metre ile en yüksek seviyesine ulaşan göl, bu tarihten itibaren sürekli gerilemiştir. 1959'da yapılan ilk ölçümde su seviyesi 851,32 metre iken, 2015'te 841,82 metreye düşmüştür. Gölün kapladığı alan da 35 yıl önce 228 km² iken bugün 153 km²'ye gerilemiştir. Bu kaybın başlıca nedenleri arasında, tarımsal sulama amacıyla gölü besleyen akarsular üzerine inşa edilen baraj ve göletler ile sondajlarla yer altı sularının aşırı çekilmesi gösterilmektedir. 1970'te göle fiili su girişi 243 hektometreküp iken, 2000'de 34 hektometreküpe düşmüş; 2009'da Karaçal Barajı'nın su tutmasıyla birlikte göl neredeyse hiç beslenemez hale gelmiştir. Havzada 1995'ten bu yana yağışlı bir döneme geçilmesine rağmen, düşen yağışın neredeyse tamamı baraj ve göletlerde tutulduğu için göl seviyesindeki düşüş devam etmektedir.

Koruma Çabaları ve Gelecek

Gölü korumak amacıyla 2008 yılında yerel sulak alan komisyonu üyesi kuruluşların katkılarıyla Burdur Gölü Yönetim Planı hazırlanmıştır. Planın amaçları arasında gölün hidrolojik seviyesinin dengelenmesi yer almasına rağmen, bugüne kadar bu yönde somut bir faaliyet gerçekleştirilmemiştir. Uzmanlar, öncelikle barajlarda tarımsal sulama için gerekenden fazla tutulan suların göle bırakılması gerektiğini vurgulamaktadır. Orta vadede ise havzada yaygın olan salma sulama yöntemi yerine kapalı taşıma basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi ve tasarruf edilen suyun göle aktarılması önerilmektedir. Ayrıca göl çevresindeki mermer ocaklarının su rezervlerini keserek göle ulaşan suyu azalttığı da belirtilmektedir.

Göller Yöresi'nin İncisi

Burdur Gölü, Göller Yöresi'nin en önemli parçalarından biridir. Yörede Acıgöl, Eğirdir, Beyşehir, Salda ve Yarışlı gibi birçok göl bulunur; bunların 14'ü Burdur il sınırları içindedir. Bu göllerin büyük çoğunluğu tektonik kökenli olup, Acıgöl ve Burdur Gölü dışa akışı olmayan kapalı havzalar oldukları için tuzlu sulardır. Göller Yöresi'nde 65 gölden 31'i kurumuş, 11'i ise kuruma tehlikesi altındadır. Burdur Gölü de bu tehditle karşı karşıya olan göllerden biridir. Yine de göl, kuş gözlemciliği, yelken sporları, plaj kurulumu ve sağlık turizmi gibi potansiyelleriyle bölge turizmi için önemli bir değer taşımaktadır. Ayrıca prehistorik bir yerleşim olan Kuruçay Höyük'e yalnızca 7 km uzaklıkta olması, gölün çevresinin tarih boyunca yerleşim için cazip olduğunu gösterir.

Burdur Gölü, Akdeniz'in iç kesimlerindeki bu eşsiz doğa harikası, hem kuşları hem de jeolojik yapısıyla korunmayı hak eden bir hazinedir. Ancak su seviyesindeki hızlı düşüş, gölün geleceğini tehdit etmektedir. Bilinçli su yönetimi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla bu tektonik gölün, kuş cenneti kimliğini koruyarak gelecek nesillere aktarılması mümkün olabilir.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Bilinmeyen yazar, Wikimedia Commons, Public domain

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…