Göller Yöresi: Akdeniz'in Tatlı Su Havzaları
Görsel: Sabri76 / Wikimedia Commons, Public domain
Akdeniz'in iç kesimlerinde tektonik ve karstik çukurlarda oluşan Göller Yöresi; tatlı, acı ve tuzlu gölleri, zengin kuş yaşamı ve eşsiz doğasıyla keşfedilmeyi bekliyor.
Akdeniz Bölgesi denince akla ilk olarak sıcak kumsallar ve turkuaz deniz gelse de, bölgenin iç kesimlerinde bambaşka bir doğa harikası uzanır: Göller Yöresi. Antalya Bölümü'nün iç kısımlarında, 37°01′-38°30′′ kuzey enlemleriyle 29°33′-32°21′ doğu meridyenleri arasında yer alan bu yöre; Afyonkarahisar, Isparta, Burdur, Antalya, Konya ve Denizli topraklarına yayılır. Yaklaşık 1.711.250 hektarlık bir alanı kaplayan yörede yükseltiler 836 metre ile 2.980 metre arasında değişir; büyük bölümü ise 1.000-1.500 metre yüksekliktedir. Dağlık alanlar arasındaki çukurlara yerleşen göller, 172.160 hektarlık alanıyla yörenin yüzde 10'unu oluşturur.
Tektonik ve Karstik Kökenli Göller
Göller Yöresi'ndeki göller, milyonlarca yıl süren tektonik hareketler ve karstik süreçler sonucunda oluşmuştur. Kireç taşının geniş alanlarda bulunması, karstik şekillerin, ovaların ve göl çanaklarının gelişmesine zemin hazırlamıştır. Bu nedenle yöredeki göllerin büyük çoğunluğu tektonik kökenli olsa da, Isparta'daki Gölcük Gölü gibi volkanik oluşumlu göllere de rastlanır. Yöreye adını veren en önemli dört gölün boyutları ve taban yükseklikleri batıdan doğuya doğru artar: Acıgöl 836 metre, Burdur Gölü 854 metre, Eğirdir Gölü 916 metre ve Türkiye'nin üçüncü büyük gölü olan Beyşehir Gölü 1.121 metre yüksekliktedir. Bu göllerden Acıgöl ve Burdur Gölü, dışarı akışı olmayan kapalı havzalar oldukları için suları tuzludur; Eğirdir ve Beyşehir gölleri ise dışa akışlı olduklarından tatlı suya sahiptir. Yöre, hidrografya açısından büyük bir çeşitlilik gösterir; içinde yerel kapalı havzalar ve dışa akışlı göller bir arada bulunur.
Burdur Gölü: Tuzlu Suların Endemik Canlıları
Burdur ve Isparta illeri arasında, Burdur şehir merkezine çok yakın bir konumda yer alan Burdur Gölü, Türkiye'nin en büyük yedinci gölüdür. Ortalama göl alanı 153 km², rakımı ise 842,87 metredir. Söğüt Dağı ve Suludere Yayla dağ kütleleri arasında, oluk şeklindeki tektonik bir çöküntünün suyla dolmasıyla oluşmuştur; batı kısmındaki bir fay nedeniyle göl burada birden derinleşir ve daralır. Ortalama derinliği 44 metre olan gölün en derin noktası yaklaşık 80 metredir. Suyu binde 24 oranında tuzlu olan göl, denizden yaklaşık iki kat daha tuzludur. Bu tuzlu ortama adapte olmuş Burdur dişli sazancığı (Aphanius sureyanus) dünyada yalnızca burada yaşar ve gölün yok olmasıyla birlikte nesli tehlike altına girmiştir. Ayrıca nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk ördeğinin (Oxyura leucocephala) dünya popülasyonunun büyük bir bölümü kışlamak için bu gölü kullanır. Göl, 100'e yakın kuş türüne ve yaklaşık 300.000 su kuşuna ev sahipliği yapar; ancak son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetmiştir. 1970 yılında 857,62 metre ile en yüksek seviyesine ulaşan gölün su seviyesi, 2015 yılında 841,82 metreye kadar düşmüştür. Tarımsal sulama amacıyla gölü besleyen akarsular üzerine inşa edilen baraj ve göletler ile yer altı sularının aşırı çekilmesi, bu düşüşün başlıca nedenleri arasında gösterilir. 2009 yılında Karaçal Barajı'nın su tutmasıyla birlikte göle su girişi yok denecek kadar azalmıştır.
İklim ve Bitki Örtüsü
Göller Yöresi'nde yüzey şekillerinin değişkenliğine bağlı olarak iklim de çeşitlilik gösterir. Akdeniz'e bakan yamaçlarda dağ karakterli Akdeniz iklimi etkiliyken, bölge genelinde Akdeniz iklimi ile İç Anadolu bozkır iklimi arasında bir geçiş kuşağıdır. Yağış miktarı İç Anadolu'dan fazla, Akdeniz kıyılarından azdır. Isparta, Burdur ve Beyşehir merkezlerinin ortalamalarına göre yıllık ortalama sıcaklık 12,2 °C, en yüksek günlük sıcaklık farkı 24,1 °C ve yağış ortalaması 502,6 milimetredir. Bu iklim koşulları, yöreyi Akdeniz ardı orman alanı içine dahil eder. Karaçam, kızılçam, Toros Göknarı, Lübnan Sediri, kokar ardıç, boylu ardıç ve katran ardıcı saf ya da karışık ormanlar oluşturur. Yörenin büyük çoğunluğu bozuk koruluklarla kaplıdır; orman alanı ise toplam yüzölçümünün yüzde 27'sini oluşturur.
Göllerin Bugünü ve Geleceği
Göller Yöresi ve yakın çevresindeki 65 gölden 31'i tamamen kurumuş, 11'i ise kuruma tehlikesi altındadır. Bu durum, yörenin su kaynaklarının korunmasının ne kadar kritik olduğunu gözler önüne serer. Burdur Gölü'nün su seviyesindeki düşüş, bölgedeki en çarpıcı örneklerden biridir. 1970 yılında göle fiili su girişi 243 hektometreküp iken, 2000 yılında bu miktar 34 hektometreküpe gerilemiştir. 2008 yılında hazırlanan Burdur Gölü Yönetim Planı'nın amaçları arasında gölün hidrolojik seviyesinin dengelenmesi yer almasına rağmen, bu yönde kapsamlı bir faaliyet gerçekleştirilmemiştir. Uzmanlar, barajlarda tarımsal sulama için gerekenden fazla su tutulduğunu ve bu suların göle bırakılması gerektiğini; orta vadede ise salma sulama yönteminden kapalı taşıma basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Göller Yöresi, kuş gözlemciliğinden yelken sporlarına, sağlık turizminden doğa yürüyüşlerine kadar pek çok etkinliğe olanak tanır. Ancak bu eşsiz ekosistemin sürdürülebilirliği, su kaynaklarının akılcı kullanımına bağlıdır. Akdeniz'in bu tatlı su cenneti, doğa severler için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olmaya devam ediyor.
Kaynak: mersin.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Sabri76, Wikimedia Commons, Public domain
THA - TürkAta Haber Ajansı