Dünya Alem (64): Mekke Anlaşması Türkiye’yi Yemen savaşına mı sürüklüyor?
Dünya Alem programında İslam Özkan’ın konukları Selçuk Özdağ ve Necmettin Çalışkan, Mekke Anlaşması’nın perde arkasıyla Halk TV’ye kayyum atanması sonrası artan medya baskılarını ele aldı.
Medyascope'nin haberine göre, Dünya Alem programının bu bölümünde İslam Özkan'ın konuğu Yeni Yol Grubu milletvekilleri Selçuk Özdağ ve Necmettin Çalışkan oldu. Programa ilişkin kayıtta, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan 'Mekke Anlaşması'na dair gelişmelerin yanı sıra sabah saatlerinde Halk TV'ye kayyum atanmasıyla birlikte medya baskılarındaki artış masaya yatırıldı.
Halk TV'ye kayyum atanması ve medya organlarına yönelik baskıların artışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Selçuk Özdağ, iktidarın kendi politikalarına müdahale edilmesini istemediğini ve eleştirel sesleri susturma gayesi güdüldüğünü ifade etti. Özdağ, gündemi değiştirmek adına bir taşla birkaç kuş vurmayı planladığını söyledi ve şu sözleri paylaştı: 'Halk TV'ye yapılan operasyon bir yolsuzluğun ya da suistimalin değil, tamamen bir siyasi mühendislik operasyonudur. İktidar, fon tartışmalarını, 1 trilyon liraya tekabül eden harcamaları ve Mekke Anlaşması’nı unutturmak istiyor. Gazeteleri kapatabilirsiniz, yayınları kesebilirsiniz ama halkı susturamazsınız. Baskılar arttıkça iktidar bloğunun oylarının eridiğini hep birlikte görüyoruz.' Özdağ, 2028 seçimleri için endişelerini dile getirerek Türkiye’nin sandık meşruiyetine dayanan otoriter bir yapıya evrilmesini taşıdıkları bir endişe olarak aktardı; muhalefetin Macaristan örneğinde olduğu gibi geniş bir taban ittifakı kurması gerekliliğini vurguladı ve sandık güvenliği ile demokrasi ekseninde birleşim çağrısı yaptı.
Necmettin Çalışkan ise seçimler yaklaşırken iktidarın kaybettiğini anladığını öne sürerek muhalif kurumlara baskılarını artırdığını savundu. Çalışkan, basın özgürlüğünün ağır bir darbe aldığını belirtti: 'Bugün ülkemizde havuza dahil olmayan belediyelere, şirketlere ve bağımsız yayın kuruluşlarına kayyum atanıyor. Bağımsız denetim yapması gereken kurumlar adeta iktidarın sopası haline getirilmiş durumda. Halk TV'ye el konulması, ülkemizdeki sansür ve baskı ortamı açısından çok kritik bir kırılma noktasıdır. Hırsızlığı yapanların üzerine gidilmezken, bunu haber yapan gazetecilerin cezalandırıldığı bir düzen kabul edilemez.'
Necmettin Çalışkan, Mekke Anlaşması’nın Meclis onayından geçmesi gerektiğini hatırlatarak Anayasa’nın ihlal edildiğine işaret etti: 'Bu anlaşmanın içeriğini ne yazık ki Meclis sıralarından değil, Trump'ın açıklamalarından ve basına sızan haberlerden öğreniyoruz. Ülkemiz, 10 yıl süren savaşın içinde olan Suudi Arabistan’a asker göndererek taraf haline getirilmek isteniyor. Bu adım bölgesel barışa hizmet etmek yerine ABD ve İsrail’in Ortadoğu planlarına ve direniş hatlarını kırma hedeflerine hizmet eder. Türk ordusunun böyle bir ateşin içine atılmasına asla izin verilemez.' Özdağ ise Türkiye’nin dış politikada savrulmalar yaşadığını ve ekonomik kriz ile dış borç baskısı nedeniyle kendini kullanışlı bir konuma itildiğini belirtti. Çin’in 'Kuşak ve Yol' projesine karşı ABD ve Batı’nın yeni bir ticaret rotası oluşturmaya çalıştığını söyleyen Özdağ, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a Husiler ve bölgesel aktörlerle mücadele yükünün yıkılmaya çalışıldığını ifade etti.
TürkAta Haber Ajansı