İçeriğe geç
  • Dolar 49,7746 ▲ %0,08
  • Euro 55,8683 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,6848 ▼ %0,14
  • Gram Altın 6.384,76 ▼ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,16 ▼ %1,20
  • Bitcoin 3.987.528 ▼ %1,92
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

Yayla & Doğa

Doç. Dr. Esen, metan gazının iklim etkisini aktardı

Doç. Dr. Esen, metan gazının iklim etkisini aktardı

Doç. Dr. Fatma Esen, Solhan'daki konferansta evsel atıkların doğru ayrıştırılması ve metan gazı azaltımının küresel ısınmayla mücadeledeki önemini anlattı. Esen, Antalya'da 9-20 Kasım'da yapılacak COP31 zirvesinde sıfır atığın ilk kez gündemin merkezine oturacağını belirtti.

Bingöl Üniversitesi Coğrafya Bölümü Başkanı Doç. Dr. Fatma Esen, Solhan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nda gerçekleştirilen "İklimin Fren Pedalı" başlıklı etkinlikte, evsel atıkların doğru yönetilmesinin küresel ısınmayla mücadeledeki kritik rolünü aktardı. Esen, metan gazı emisyonlarının düşürülmesinin dünya genelindeki ısınma hızını yavaşlatabileceğine vurgu yaparak, sıfır atık uygulamalarının iklim eylemlerindeki stratejik öneminin altını çizdi.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Doç. Dr. Fatma Esen'in konuşmasında yaklaşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31), sıfır atık politikaları ve metan gazının iklim üzerindeki baskıları masaya yatırıldı. Antalya'da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek zirvede sıfır atık konusunun ilk kez ana gündem maddesi olacağını belirten Esen, geçmiş toplantılarda genellikle elektrik santralleri, fabrikalar ve ormanların öne çıktığını ancak bu kez atık yönetiminin dünya gündeminin merkezine yerleşeceğini ifade etti.

Metan gazının iklim değişikliğiyle mücadeledeki belirleyici rolüne değinen Esen, "Dünya hızla ısınıyor, küresel ısınma hayatımızın bir gerçeği, dünyanın bir gerçeği. Bunda hızlı çözüm almanın yolu metan gazını azaltmak. O nedenle biz metan gazını iklimin fren pedalı olarak değerlendiriyoruz. Karbondioksit yüzlerce yıl atmosferde kalarak temizlenmesi oldukça güçken biz metan gazını kestiğimiz anda hızlı bir şekilde sonuç alıp dünyanın ısınmasını yavaşlatabiliriz" dedi. İnsan kaynaklı metan salımının önemli bir kısmının atık depolama alanlarında gerçekleştiğini belirten Esen, bu emisyonların yüzde 20'sinin şehirlerde, özellikle bu alanlarda oluştuğunu söyledi.

Evsel atıkların ayrıştırılmasının bireysel düzeyde bile büyük fark yarattığını vurgulayan Esen, "Mutfağımızda biz küresel dünyanın geleceğini belirliyoruz aslında. Eğer evimizdeki çöpleri doğru çöp kutusuna atacak olursak temiz enerji ve verimli bir toprağa dönüştürebilecekken biz onu karıştırarak diğer çöplerle bir araya attığımızda dünyanın zarar veren bir gaza dönüştürebiliriz" diye konuştu. Mutfakta atılan bir elma kabuğunun diğer atıklarla karışıp oksijensiz ortamda kalması durumunda metan gazına dönüşebildiğini hatırlatan Esen, bu gazın karbondioksitten 80 kat daha fazla ısıtıcı etkiye sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin 2053 yılı net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda gençlerin kariyer planlamalarının iklim takvimiyle örtüştüğünü belirten Esen, bu süreçte yeni meslek gruplarının doğacağını söyledi. Esen, "Bu hedef doğrultusunda aslında gençlere çok fazla iş çıkıyor. Çünkü bunlar tamamen onların yaşam döngüleri içerisinde sonuçlanacak bir takvim. Yani şu anki gençlerin kariyer takvimleriyle iklim takvimi aslında örtüşüyor. Bunu gerçekleştirecek olanlar şu anki bizim gençlerimiz" ifadelerini kullandı. Metan denetçisi, karbon muhasebecisi veya atık veri analisti gibi yeni mesleklerin ülkede yaygınlaşmaya başlayacağına dikkat çeken Esen, gençlerin hem çözüm odaklı hem de kariyer açısından bu alanlara yönelmesinin faydalı olacağını kaydetti.

TürkAta Haber Ajansı
Akdeniz Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…