İçeriğe geç
  • Dolar 49,7746 ▲ %0,08
  • Euro 55,8683 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,6848 ▼ %0,14
  • Gram Altın 6.384,76 ▼ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,16 ▼ %1,20
  • Bitcoin 4.004.094 ▲ %1,10
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

Yayla & Doğa

Danimarka, COP31'de iklim fonu talep etti

Danimarka, COP31'de iklim fonu talep etti

Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft, Antalya'daki COP31'in taahhütlerin hayata geçirildiği ve finansmanda ilerleme sağlanan bir zirve olmasını istedi.

Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft, Türkiye ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'ndan (COP31) beklentilerini paylaştı. Toft, zirveden yeni hedefler belirlenmesi yerine taahhütlerin hayata geçirilmesi ve iklim finansmanındaki sorunların çözülmesi yönünde somut adımlar atılmasını umduklarını ifade etti.

Diriliş Postası'nda yayınlanan habere göre, Büyükelçi Toft, iklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğuna dikkat çekerek gerekli adımların atılmaması halinde gelecek nesillerin bu sorunlarla başa çıkmakta daha fazla zorlanacağını vurguladı. Toft, "COP31'de hem taahhütlerin hayata geçirilmesi hem de finansman konusunda ilerleme sağlanmasını bekliyoruz" açıklamasında bulundu. Türkiye'nin konferansı bir "uygulama konferansı" olarak kurgulamasını olumlu bulduklarını belirten Toft, "Türkiye'nin COP31'i yalnızca hedeflerin belirlendiği değil, somut adımların atıldığı ve sonuçların elde edildiği bir uygulama konferansına dönüştürmeye odaklanmasını son derece olumlu buluyoruz" dedi. Konu Haberler.com, Ekonomiankara tarafından da aktarıldı.

COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya EXPO Center'da yapılacak. Dünya Liderleri İklim Eylemi Zirvesi ise 11-12 Kasım'da gerçekleştirilecek. Türkiye'nin COP başkanlığını yürüteceği süreçte resmi müzakerelere Avustralya öncülük edecek. Danimarka, zirveye geniş bir heyetle katılacak. Heyette Danimarka Kraliçesi Mary'nin yanı sıra kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler yer alacak. Kraliçe Mary, geçtiğimiz yıl Brezilya'daki COP30'a da iştirak etmişti.

Toft, enerji dönüşümünde özel sektörün öncü rolüne işaret ederek, özel sermayenin harekete geçirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Danimarka'nın enerji politikası, 1970'lerdeki petrol krizi sonrası köklü bir değişim geçirdi. O dönemde enerji ihtiyacının büyük bölümü Orta Doğu'dan ithal edilen petrolle karşılanırken, kriz sonrası Kuzey Denizi'ndeki üretim ve yerli kaynaklara yönelim başladı. Büyükelçi, enerji dönüşümünün uzun soluklu bir süreç olduğunu, yatırımcılar için öngörülebilir mevzuat ve uzun vadeli planlamanın başarının anahtarı olduğunu kaydetti. "Yatırımcılar için öngörülebilir mevzuat ve uzun vadeli planlama, enerji dönüşümünün başarısı için önemli" diyen Toft, sürecin 5-10 yılda tamamlanamayacağının altını çizdi.

İki ülke arasındaki iş birliği açısından yenilenebilir enerji, özellikle denizüstü rüzgar enerjisi öne çıkıyor. Danimarkalı proje geliştiricilerin Türkiye'deki denizüstü rüzgar ihalelerini yakından takip ettiği belirtildi. Toft, Danimarkalı şirketlerin Türk firmalarıyla Afrika ve Orta Asya'da ortak yatırım fırsatlarını değerlendirebileceğini, enerji verimliliği ve su yönetiminin de diğer iş birliği alanları olduğunu aktardı. Karasal rüzgar santrallerinin modernizasyonunda Danimarka'nın teknoloji desteği verebileceğini ifade eden Toft, "Türkiye, karasal rüzgar enerjisinde önemli bir kapasite geliştirdi. Mevcut santrallerin yenilenmesi ve modernizasyonunda da Danimarka'nın ileri teknolojilerinden faydalanabilir. İki ülke bu konuda iş birliği yapabilir" şeklinde konuştu.

Rüzgar enerjisi yatırımlarının türbinlerin büyüklüğü nedeniyle üretim ve tedarik süreçlerinin yerelde yürütülmesine olanak tanıdığını, bu durumun yeni istihdam imkanı yarattığını vurgulayan Toft, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını da sözlerine ekledi. Büyükelçi, yer altı sularının kullanımı konusunda Danimarkalı şirketlerin Türkiye'ye katkı sağlayabileceğini belirterek, üniversiteler ve araştırma kurumları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini de ifade etti.

TürkAta Haber Ajansı
Akdeniz Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…