İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.053.656 ▲ %0,60

Yayla & Doğa

ANSİAD, Antalya için iklim direnci ve yeşil dönüşüm raporunu açıkladı

ANSİAD, COP31 Antalya Sivil Platformu toplantılarında Antalya 2050 İklim Dirençliliği ve Yeşil Dönüşüm Raporu’nu paylaştı; rapor, Deprem Master Planı’nın tamamlanması ve su yönetimiyle ulaşım entegrasyonuna vurgu yapıyor.

Haberler.com'da yer alan habere göre, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD), COP31 Antalya Sivil Platformu son toplantıları kapsamında “ANTALYA 2050: İklim Dirençliliği ve Yeşil Dönüşüm Raporu”nu kamuoyuna sundu.

ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, bir otelde düzenlenen toplantıda COP31 Antalya Sivil Platformu’nun amacıyla ilgili olarak iş dünyası, sivil toplum, meslek odaları, akademi ve farklı paydaşları ortak hedefler etrafında buluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Çalışma gruplarının yürüttüğü değerlendirmelerin ve ortaya konulan önerilerin bir rapor haline getirildiğini ifade eden Özbek, bu çalışmanın Antalya’nın ihtiyaçları ve geleceğine yönelik yol haritası oluşturma çabalarının önemli bir adımı olduğuna işaret etti.

Toplantıda ANSİAD Çevre ve İklim Değişikliği Masası Başkanı Cem Arüv’in moderatörlüğünde Doç. Dr. Güray Doğan, Prof. Dr. Ethem Karadirek ve Prof. Dr. İbrahim Atmaca’nın katılımıyla bir panel gerçekleştirildi.

Raporun başlığıyla ilgili olarak, Antalya’da afetlere dirençli kentler için mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle belirlenmesi, risk düzeylerinin saptanması ve gerekli güçlendirme ya da dönüşüm uygulamalarının planlanması gerektiği kaydedildi. Ayrıca Antalya Deprem Master Planı’nın tamamlanması gerektiği belirtildi.

Raporda yeşil bina uygulamaları ve düşük karbonlu yapılaşma yaklaşımlarının desteklenmesi, projelerin parsel bazında değil, karbon nötr ve yeşil altyapı odaklı olarak en az ada veya mahalle ölçeğinde planlanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca demir yolu, deniz yolu ve hava ulaşımını kapsayan modlar arası ulaşım sistemleri geliştirilerek afet dönemlerinde alternatif erişim imkanlarının oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Kamu binaları, turizm tesisleri, sanayi alanları ve büyük ölçekli yerleşimlerde yağmur suyu toplama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve toplanan yağmur sularının peyzaj sulama, temizlik, yangın rezervi ve uygun koşullarda gri su sistemlerinde kullanılmasının teşvik edilmesi öngörüldü.

Yeni gelişme alanları ve kentsel dönüşüm bölgelerinde Su Duyarlı Şehir Tasarımı (Water Sensitive Cities) ilkelerinin zorunlu planlama kriterleri olarak uygulanması gerektiği belirtilirken, şiddetli yağışlar nedeniyle kanalizasyon sisteminin çökmesini önlemek amacıyla kent genelinde yağmur suyu drenaj hatları ile atık su kanalizasyon hatlarının tamamen birbirinden ayrılması tavsiye edildi.

Rapor kapsamında oteller ve turizm tesisleri için karbon yoğunluğu ölçüm ve sertifikasyon sistemleri geliştirilmesi gerektiği de ifade edildi.

Posidonia çayırlarının bulunduğu Lara, Konyaaltı ve Kaş kıyılarında teknelerin dibi zarar görmesini engellemek amacıyla kalıcı düşük etkili şamandıra ve demirleme teknolojileri (eko-tonozlar) kurulması gerektiği, 15 metreden büyük gemi ve yatların posidonia çayırları üzerinde demirlemesinin ise ulusal mevzuata göre yasaklanması ve bu alanların dijital hidrografik haritalara “Demirlemeye Kapalı Hassas Deniz Koruma Alanı” olarak işlenmesi gerektiği belirtildi.

Raporda Antalya’da evsel atık sular, organik atıklar ve arıtma çamurlarının önemli enerji potansiyeli taşıdığı; atık su kaynaklı ısı geri kazanımı, biyogaz üretimi ve atıktan enerji uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla enerji üretimine katkı sağlanabileceği ve sera gazı emisyonlarının azaltılabileceği kaydedildi.

Özellikle turizm tesisleri, büyük ölçekli konut alanları ve atık su arıtma tesislerinde enerji geri kazanım uygulamalarının desteklenmesi gerektiği belirtilirken, oteller için karbon yoğunluğu ölçüm ve sertifikasyon sistemlerinin geliştirilmesi önerildi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…