İçeriğe geç

Kategoriler

Akdeniz HaberleriAntalyaAdanaMersinHatayKahramanmaraşOsmaniyeIspartaBurdur
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz Haberleri
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Özel HaberAdanaMersinHatayAkdeniz Rehber
  • Dolar 49,3458 ▲ %0,18
  • Euro 55,4071 ▲ %0,01
  • Sterlin 65,3257 ▼ %0,08
  • Gram Altın 6.655,29 ▲ %1,67
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,78 ▲ %2,16
  • Bitcoin 4.063.876 ▼ %0,29
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Akdeniz Rehber

Akdeniz'in Ritmi: Halk Oyunları ve Yöresel Danslar

Görsel: quinn.ayna / Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

Hatay başta olmak üzere Akdeniz Bölgesi'nin halk oyunları, davul zurna eşliğinde oynanan halaylardan doğum ve asker uğurlama geleneklerine uzanan zengin bir kültürel mirası yansıtır.

Akdeniz Bölgesi, binlerce yıllık tarihi boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu zenginlik de halk kültürüne derin bir şekilde işlemiştir. Bölgenin en canlı kültürel ifadelerinden biri olan halk oyunları, yalnızca bir eğlence biçimi değil; insanın doğayla, toplumla ve kendi tarihiyle kurduğu ilişkinin ritmik bir yansımasıdır. Hatay'ın halk oyunları, bu bölgesel mirasın en belirgin ve köklü örneklerini barındırır. Halk oyunları, ritmik, gösterişli ve zaman zaman dramatik unsurlar taşıyan, ilk çıkış kaynağı bilinmeyen ve bu nedenle anonimleşmiş toplu veya bireysel bir dans biçimidir. En yalıtılmış topluluklardan en gelişkin topluma kadar her toplum tipinde halk danslarına rastlanması, bu olgunun evrensel bir insanlık hali olduğunu gösterir.

Halay Geleneği ve Oyunların Konuları

Hatay'ın halk oyunları, Anadolu'nun geniş bir coğrafyasında olduğu gibi Halay Yöresine girer. Halaylar, geleneksel olarak davul ve zurna eşliğinde oynanır. Bu oyunların konularını toplumsal ve insani üretim ilişkilerinden alır; insan-tabiat-hayvan ilişkileri, aşk, sevgi, yiğitlik, kavga, savaş, kıskançlık, kız kaçırma, kardeşlik ve dini öğeler gibi pek çok tema bu danslarda hayat bulur. Ekonomik faaliyetler de halk oyunlarının önemli bir ilham kaynağıdır. İlde halen oynanmakta olan başlıca halk oyunları, bu tematik çeşitliliği bünyesinde barındırır ve kuşaktan kuşağa aktarılarak yaşatılmaya devam eder.

Yaşamın Dönüm Noktalarında Dans ve Müzik

Akdeniz'de halk oyunları ve müzik, hayatın dönüm noktalarındaki törenlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Asker uğurlama bunun en canlı örneklerinden biridir. Askere gidecek genç, askere gitmeden önce akrabalarını ve eşini dostunu ziyaret ederek helallik ister. Birçok yörede askere gidecek genç, davul zurna eşliğinde otogar, hava limanı veya tren garına kadar eşlik edilir. Genç, araca binmeden önce büyüklerinin elini öper; arkadaşları da onu havaya atarak en büyük asker bizim asker sözleriyle uğurlar. Bu coşkulu uğurlama, bölgede askerliğin ne denli kutsal ve toplumsal bir değer taşıdığını gösterir.

Doğum adetleri de bölgenin kültürel dokusunu yansıtan zengin bir alandır. Antakya'da çok eskiden doğum olayına aile büyükleri ile yakın akraba büyükleri çağrılır; burada amaç, doğum yapacak anne adayının cesaret ve kuvvetini arttırmak için dualar okuyarak destek vermektir. Doğan bebek erkek ise hemen babaya haber verilir ve kulaklar çekilirmiş. Evi de sokak kapısı üzerinden avluya taş atılırmış; bu olaya ev taşlama deniliyor. Taşlayanlara lokum ve şeker dağıtılır, köy gençlerine bir toklu (koç) hediye edilir. Gençler de bu koçu istedikleri yerde kesip kavurma yapıp yermiş. Doğumun yedinci günü kurban kesilir, akraba ve yakın dostlara yemek verilir, mevlit okutulur. Gelenler takılarını ve hediyelerini bebeğin yatağına bırakır. Anne 40 güne kadar kırklı sayılır ve bu süreçte çeşitli gelenekler uygulanır.

Somut Olmayan Kültürel Miras: SOKÜM

Akdeniz'in bu zengin kültürel dokusu, UNESCO tarafından tanımlanan Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) kapsamında da değerlendirilmektedir. SOKÜM; toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar biçiminde tanımlanır. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu miras, toplulukların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak sürekli biçimde yeniden yaratılır ve onlara kimlik ve devamlılık duygusu verir.

Hatay ili kapsamında bu mirasın korunması ve gelecek kuşaklara tanıtılması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderilen kültürel unsurlar arasında Cimem (Tıbayka-tıbak-sayni-sini) adı verilen bitkisel örücülük de yer alır. Anadolu'da bitkisel örücülük kapsamına giren sini örücülüğünün geçmişi, Cumhuriyet dönemi öncesine dayanır. Üzerinde yemek sahanlarını taşımaya yarayan, sofra işini gören bakır veya pirinçten büyük tepsi olarak tanımlanabilen sini; hammaddesi buğday, çavdar sapı, rafya ve saz olmak üzere yorucu el emeği gerektiren bir el sanatı ürünüdür. Defne sabunu (Gar sabunu) da bu kültürel unsurlar arasındadır; yapımında zeytinyağı ve defne yağı karışımı kullanılan doğal bir sabun çeşididir. Defne sabununun temel maddesi, defne ağacının meyvesinden elde edilen defne yağıdır.

Halk Hekimliği ve Mevsimlik Bayramlar

Bölgedeki halk hekimliği uygulamaları da SOKÜM kapsamında değerlendirilen önemli bir kültürel katmandır. Bebeklerde sürme çekme, bebekleri toprak üstüne yatırma ve bebekleri reyhanlama gibi uygulamalar, yeni doğmuş bebeklere kırkıncı günü doluncaya kadar uygulanır. Sürme çekmede amaç, çocuğun gözlerinde oluşan çapaklanmanın önlenmesi ve çocuğun gözlerinin ileride daha güzel olacağına inanılmasıdır. Toprak üstüne yatırma, bebeğin soğuk almasını ve pişik olmasını engellemeyi hedefler. Reyhanlamada ise temel bitki olarak reyhan (murt ağacının yaprakları) kullanılmasının yanında, yaprağını dökmeyen limon, zeytin, defne, ıtır gibi altı çeşit bitki yaprağı kullanılır.

Hasnı (iyilik duası, bereket duası, yağmur duası) da bölgenin önemli bir geleneğidir. Genellikle kuraklığın yaşandığı sonbahar aylarında uygulanmakla beraber bazı yörelerde yaz aylarında da uygulanır. Başlangıçta yağmur yağdırma amacıyla yapılan bu uygulama, zaman içerisinde yöreye bereket-bolluk gelmesi ve yörenin kötülüklerden, belalardan uzak kalması amacıyla da yapılır. Hazırlık aşamasında köy muhtarı, aza ve köyün kanaat önderleri yer alır; evlerden zeytinyağı, bulgur, buğday ya da para toplanır ve kurban kesilerek topluca dua edilir.

Hıdrellez ise Orta Kuşak havzasında kutlanan mevsimlik bahar bayramlarından biridir. Hızır ve İlyas'ın yeryüzünde buluştukları gün olduğuna inanıldığı için kutlanan Hıdrellez, Hatay'da yaşayan ve ağırlıklı olarak Hıristiyan topluluk tarafından geniş bir katılımla her yıl 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece kilise bahçesinde yapılır. Hıdrellez gecesi Hızır'ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır.

Akdeniz'in ritmi, halaylardan doğum adetlerine, el sanatlarından mevsimlik bayramlara kadar uzanan geniş bir yelpazede atar. Bu gelenekler, bölge insanının doğayla ve birbiriyle kurduğu bağı canlı tutan, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü görevi görür. Her bir oyun, her bir uygulama, bu toprakların binlerce yıllık hafızasını taşır ve kültürel çeşitliliğe saygıyı besler.

Kaynak: hatay.ktb.gov.tr, hatay.ktb.gov.tr, hatay.ktb.gov.tr
Görsel: quinn.ayna, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…