Akdeniz Foku: Akdeniz Kıyılarının Sessiz ve Nesli Tükenmekte Olan Sakini
Görsel: G.dallorto / Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.5 it
Yeryüzünde yalnızca doğu Akdeniz sahilleri ile Batı Afrika'nın tek bir sahilinde yaşayan Akdeniz foku, Türkiye kıyılarında yaklaşık 100 bireyle varlığını sürdürüyor.
Akdeniz Bölgesi'nin 1542 kilometrelik kıyı şeridi, sarp kayalıkları ve tenha koylarıyla yalnızca tatilcilerin değil, nesli tükenme tehlikesi altındaki bir canlının da ev sahibi. Adını taşıdığı denizin sessiz sakinlerinden Akdeniz foku (Monachus monachus), üzerinde yapılaşma olmayan, insanların kolay ulaşamadığı kıyı mağaralarını ve kovuklarını yaşam alanı olarak seçiyor. Bu tenha kayalık sahiller, fokların barınma ve üreme işlevlerini gördüğü birincil yaşam alanları; ancak bu alanların bozulması, türün varlığını doğrudan tehdit ediyor.
Fiziksel Özellikleri ve Görünümü
İri bir deniz memelisi olan Akdeniz foku, 2 ila 3 metre boyu ve 200 ila 300 kilogram ağırlığıyla kıyı sularının en dikkat çekici canlılarından. Vücudunu 5 milimetreyi geçmeyen kısa ve sert kıllar kaplar; su üstünde görüldüğünde iri kafası, uzun bıyıkları ve kömür gibi siyah gözleriyle tanınır. Karada yatarken vücudunun iriliği ve tombul görünümü hemen göze çarpar. Ön yüzgeçleri vücudunun iki yanında, arka yüzgeçleri ise arkada iki parça halinde yer alır.
Ergin erkekler siyaha yakın koyu kahverengi bir renge sahipken, karın bölgelerinde belirgin bir beyaz leke taşır. Dişiler ise açık kahverengi veya gri tonlardadır; karın altları boyundan kuyruğa kadar sırta göre daha açık, hatta beyaza yakındır. Dişilerin bel bölgesinde çiftleşme sırasında erkeklerin neden olduğu tırnak izleri görülür. Yeni doğan yavrular yaklaşık 80-90 santimetre boyunda ve 20 kilogram ağırlığındadır; karınlarındaki beyaz leke dışında tüm vücutları havlu gibi 1-1.5 santimetre uzunluğunda parlak siyah kıllarla kaplıdır. Yaklaşık iki aylıkken kürk değiştirmeye başlayan yavrular, bir-iki ay içinde uzun siyah kılların yerini kısa ve parlak gri kıllara bıraktığını görür.
Davranış ve Yaşam Döngüsü
Akdeniz foku, ürkek ve diğer yüzgeçayaklı türlerine göre daha az sosyal bir canlıdır. Türkiye kıyılarında yaşayan doğu Akdeniz bireyleri genellikle tek tek dolaşır; araştırmacılar eskiden zaman zaman 2 ile 4 arasında foku birlikte gözlemlemiş, çok ender olarak bu sayının 7-8'e çıktığını da kaydetmiştir. Ergin erkekler belirli bir bölgeyi sahiplenirken, dişiler daha gezgindir ancak yavrulama döneminde üreme mağarası ve civarını terk etmezler. Genç bireyler yetişme dönemlerinde uzak bölgelere gidebilir.
Çiftleşme denizde gerçekleşir; dişilerin cinsel olgunluğa 4-5 yaşında ulaştığı tahmin edilir. Yaklaşık 10-11 aylık bir hamilelik döneminden sonra dişi, her sene ya da iki senede bir yavru doğurur. Bu düşük üreme hızı, türü daha da kırılgan kılar. Doğum, insanların uğramadığı, içinde hava bulunan bir kıyı mağarasının en ucunda, dalgaların kolay ulaşamayacağı bir çakıl plaj veya kayalık platform üzerinde olur. Anne, yavruyu yaklaşık 4 ay boyunca mağara içinde karada sütüyle besler; bu nedenle Akdeniz foku, yavrusunu doğurmak ve büyütmek için mutlaka karaya ve özellikle kıyı mağaralarına muhtaçtır.
Dağılım ve Koruma Durumu
20. yüzyılın başına kadar Akdeniz fokları, tüm Akdeniz kıyıları ile doğu Atlas Okyanusu kıyılarında Portekiz'den Batı Afrika sahillerindeki Senegal'e kadar geniş bir alanda serbestçe yaşıyordu. Ancak aşırı avlanma, yaşam alanı kaybı ve deniz ekosisteminin bozulması türün dağılımını daralttı ve nüfusunu hızla azalttı. Bugün Akdeniz foku dünyada yalnızca Türkiye, Yunanistan, Fas, Moritanya ve Madeira Adaları'nda yaşamakta; toplam nüfusun 600 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Tür, birbirinden kopuk iki ana bölgede varlığını sürdürüyor: Moritanya kıyıları, Madeira Adaları ve Fas ile Akdeniz (Yunanistan, Türkiye ve Doğu Akdeniz).
Türün en büyük popülasyonu Ege Denizi'ndedir; bu nedenle Akdeniz'de soyunu sürdürebilmesi esas olarak Türkiye ve Yunanistan'ın elindedir. Türkiye'de yapılan bilimsel çalışmalarda bireysel tanımlama yoluyla 31-44 arasında Akdeniz foku bireyi tanımlanmış, kıyılarımızda 100 civarında fok yaşadığı tahmin edilmiştir; bu sayı, dünya popülasyonunun yaklaşık 600 olduğu düşünüldüğünde önemli bir yer tutar. Türkiye kıyılarında foklar, Marmara Denizi'nde Marmara Adaları ve Mola Adaları ile Biga Yarımadası kuzey sahillerinde; Ege'de Gelibolu Yarımadası'nın Ege kıyıları ile Behramkale arasında ve Yenifoça ile Datça arasında; Akdeniz'de ise Datça ile Kemer arasında, Alanya ile Taşucu arasında ve Hatay Samandağ ile Suriye sınırı arasında kalan sahillerde var olma mücadelesi vermektedir.
Kültürel İzler ve Gelecek
Akdeniz foku, yalnızca biyolojik bir miras değil, aynı zamanda kültürel bir simgedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1996 yılında bu tür için bir hatıra parası bastırarak, fokun korunmasına dikkat çekmiştir. Ancak sayıların azalmasında balıkçıların kasıtlı veya kasıtsız öldürmeleri hâlâ önemli bir etken olarak öne çıkmaktadır. Yavrulama ve çoğalma gözlenmesine rağmen, türün geleceği kıyı mağaralarının korunmasına ve insan etkinliklerinin bu hassas alanlardan uzak tutulmasına bağlıdır. Akdeniz'in bu sessiz sakini, kayalık kıyıların huzurunu koruyabildiğimiz sürece varlığını sürdürebilecek.
Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: G.dallorto, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.5 it
THA - TürkAta Haber Ajansı